31 Mart 2024’te Özer, ‘terör soruşturması’ kapsamında gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Yerine İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy kayyım olarak atanmıştı.
Karabay da Özer’le ilgili yargılama sürecine dair haberler yazmıştı. Ayrıca kişisel X hesabında tutukluluğa itirazın reddedilmesinden sonra bir dizi tweet atmıştı.
Karabay paylaşımlardan sonra gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.
Gazeteciye ‘terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme’, ‘kamu görevlisine hakaret’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamaları yöneltildiği belirtilmişti.
Dört gündür cezaevinde tutuklu bulunan Karabay’dan mektup geldi.
10 Haber‘in aktardığına göre mektup şöyle:
* Bugün Silivri’ye ikinci gelişimde tutukluluğumun üçüncü günündeyim. Burada ilk günler her zaman zorlu olmuştur. Üstelik cumartesi cezaevine gönderildiyseniz cumartesi ve pazar kantin alışverişi yapma, kitap alma şansınız olmuyor.
* Ayrıca Vatan Emniyet’ten adliyeye sevk edilmeden önce abim, aynı zamanda avukatım olan Harun Karabay tarafından cezaevine giderken yanımda götürmek için hazırlanan kıyafetlere de başkomiser tarafından izin verilmemişti. Neyse ki dün kıyafetlerim geldi ve dördüncü günde temizlendim.
* Dün ziyaret, telefon saatlerimi söylemek için bir görevli memur yanıma geldi ve “Tekrar hoş geldin Furkan” dedi. Ziyaret ve telefon günlerimi söyledikten sonraysa “Bugün tebliğ için gittiğim yeni mahkumlar da tıpkı senin gibi buraya ya ikinci ya üçüncü kez gelmiş” dedi.
* Biliyorsunuz Silivri çoğunlukla siyasi isimlerin, fikir ‘suçlularının’, kumpas mağdurlarının mahkum edildiği bir cezaevi. Silivri dediğime bakmayın yeni ismi Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu. Hatırlarsınız bir ya da iki yıl önce cezaevinin resmi adındaki ‘Silivri’ kötü şöhretiyle ilçeyi lekelediği için kaldırılmıştı. Aslında değiştirilmesi gereken isim değildi, bu kötü şöhreti yaratan kararları verenlerdi. Çünkü bir şeyler değişmediği sürece bu cezaevinin ismi hep ‘Silivri’ kalacak.