“Krizin faturasını bu sefer patronlar ödeyecek!”

Ekonomik kriz, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk, savaş, ekolojik kriz ve kadın cinayetlerine karşı “Böyle Gitmez” mottosuyla başlattıkları kampanya hakkında konuştuğumuz SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Krizin faturasını bu sefer patronlar ödeyecek!” dedi.

12 Aralık 2021 14:53
Barış Çoban
Manşet Resimleri

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Merkez Yürütme Kurulu(MYK) 25 Kasım’da yayımladığı yazılı bir açıklamayla, “Sokakta, Meclis’te, İşyerinde, Okulda Faşizme Birlikte Direnelim” diyerek; ekonomik kriz, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk, savaş, ekolojik kriz ve kadın cinayetlerine karşı “Böyle Gitmez” mottosuyla bir kampanya başlatmıştı. SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce'yle  “Böyle Gitmez mottosuyla başlattıkları kampanya hakkında konuştuk.

SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Türkiye ekonomisinin giderek bir girdaba sürüklendiğini belirterek 20 yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin küresel sermayenin çıkarlarına uyumlu ekonomi politikalarının, halkı her geçen gün daha da sefalete ve açlığa ittiğini ifade etti.

 

Yoksuldan alıp zengine veriyorlar

Erdoğan’ın “biz ne yaptığımızı biliyoruz” dediğini hatırlatan Yüce, “Evet, biz de ne yaptıklarını biliyoruz; Yoksullardan toplanan vergileri şu ya da bu adla zengine aktardıklarını biliyoruz. Yoksuldan alıp zengine veriyorlar. Buna ‘böyle gitmez diyoruz. Bu politikalar, her yönüyle emekçilerin, çiftçilerin, küçük esnafın aleyhine işliyor, onları daha da yoksullaştırırken geniş kitlelere açlığı dayatıyor” dedi.

 

İşsizlik hızlar artıyor

İktidarın “Şu kadar büyüdük” , “Dünyanın en fazla büyüyen ülkesiyiz” yaygaralarına rağmen  işsizlik sayısının her geçen gün daha da arttığını vurgulayan Yüce, şöyle devam etti:

 

“10 milyona ulaşan geniş işsizlik rakamları, tarihi zirveleri zorlarken işsizlik sigortası fonundan sermayeye sağlanan teşvikler işsizlere yapılan ödemeleri çoktan geçti. İşsizlik kasırgasından en yoğun etkilenen kadın işçilerde istihdam oranı yüzde 20’lere geriledi. Genç işsizliği artık dayanılmaz düzeylere ulaşmış durumda. 15-34 yaş grubu genç işsizlik oranı yüzde 34,7. Bir de 15-24 yaş grubunda ,  ne okuyan ne de çalışan bu grupta, işsizlik oranı da yüzde 42,4.  Salgın döneminde bile Türkiye’de bütçe, emekçilerden esirgendi. 

 

İşçi cinayetleri Böyle Gitmez!

Bugün bir yanda sermayenin sonsuz kâr hırsı, diğer yanda AKP hükümetinin denetimsiz üretim politikaları işyerlerini birer mezarlığa çeviriyor.

 

Geçtiğimiz yıl en az 2500 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti ve sorumluların hiçbiri cezalandırılmadı. İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği Meclisinin (İSİG) verilerine göre AKP’nin iktidara geldiği Kasım 2002’den bu yana en az 28 bin 380 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 

 

Bu cinayetlerin büyük bir çoğunluğu AKP’nin sürekli büyüttüğü inşaat sektöründe yaşandı. İkinci sırada ise tarım sektörü geliyor.

 

Bugün memlekette bir seri katil kol geziyor. Bu seri katilin adı kâr hırsıdır. AKP de politikalarıyla, çıkardığı yasalarla bu seri katile daha fazla öldür diyor.

 

Kadın, LGBTİ düşmanlığına artık yeter diyoruz

Türkiye’nin içinden geçtiği karanlık süreçte kadınların üzerindeki baskı ve şiddet katmerleniyor. Bin yıllara dayalı ataerkil sistem gerici, muhafazakâr atmosferle buluşunca kadın düşmanlığı olanca hızıyla artıyor. Kadınların mücadele ederek kazandıkları haklar AKP/Saray’ın faşist rejimi inşa sürecinde daha çok tırpanlanıyor. Kadınların giyim/kuşamlarından dolayı sokak ortasında şiddete maruz kalması meşrulaştırılıyor. Bu iktidar döneminde kadın cinayetleri, taciz, tecavüz (çocuklar için de) oranı önemli artış gösteriyor. Çocuk yaşta evlilik/cinsellik fetvaları yaygınlık kazanıyor. LGBTİ’leri toplumun zararlı günahkârları olarak görüp yaşam alanlarında hedef haline getiriyorlar. 

 

Sermayenin doğa talanına dur diyoruz

Hükümet, geçtiğimiz yaz birçok yerde gerçekleşen orman yangınlarına günlerce müdahale etmedi. Saray rejimi açıkça görüldü ki doğayı korumak, canlıları yaşatmak için hiçbir planlamaya sahip değil. Ölen canlılardan ‘beyaz et’ diye bahsedenlerden başkası da beklenmez zaten. Anadolu’nun dört bir yanında havası, suyu, toprağı için direnen halkımızın mücadelesine destek olmak için bu kampanyayı yapıyoruz.

 

Baskıya, faşizme, tek adam rejimine böyle gitmez diyoruz

Saray-AKP iktidarının yayılmacı, maceracı, provokatif dış politikasına karşı barışı savunuyoruz. Erdoğan-AKP iktidarının içerde otoriter ve totaliter bir rejimi yerleştirme tehlikesine karşı demokratik ve sosyal bir cumhuriyet mücadelesini büyütüyoruz. 

 

Bileşeni olduğumuz HDP üzerindeki baskılara, kapatma davasına hayır diyoruz. Halklarımızın, ezilenlerin umudu olan 6 milyon oy almış HDP’yi büyütmek için bu kampanyayı yapıyoruz. 

 

Kampanyamız; emekçilerde, halkımızda var olan öfkenin açığa çıkmasına ve devamında bu öfkenin örgütlenmesine hizmet edecek her türlü mücadele aracının kullanılmasıyla yürütülecektir. Sosyal medyada sürdürülecek çalışmaları, emekçilerin, ezilenlerin bu mecrada sesini görünür kılmayı çok değerli bulmakla birlikte kampanyamız bunu aşan bir kapsamda yürütülecektir.

 

Emekçi mahallelerinde, iş yerlerinde, okullarda örgütsüz, atomize edilmiş geniş kitlelerle yüz-yüze ilişkiler ile daha fazla kalıcı ilişkiler kurmayı hedefliyoruz.  Hayat pahalılığının, zamların, yoksulluğun ana nedeninin AKP- MHP faşist bloğu olduğu gerçeğini üye ve dostlarımızla daha önce solun ulaşamadığı emekçi kitlelere taşımayı hedefliyoruz.”