Kadim gelenek 'Evvel Temmuz' festivali 11 Temmuz'da başlıyor

Geleneksel 'Evvel Temmuz' festivaline sayılı günler kala Samandağ Kalkındırma Derneği Yürütme Kurulu Üyesi Duygu Doğru Gül ile konuştuk: "Evvel Temmuz Festivali bir halkın var olma, gelenek ve ritüellerini yaşatma mücadelesinin adil, demokratik, özgür bir ülke ve toplum yaratma gayesidir."

5 Temmuz 2022 17:40
Esra Üşüdür
Manşet Resimleri

Kadim gelenek Evvel Temmuz'un mirası olan Geleneksel Samandağ Evvel Temmuz Festivali'nin bu yıl 22.'si gerçekleştiriliyor. Festivale sayılı günler kala Samandağ Kalkındırma Derneği Yürütme Kurulu Üyesi Duygu Doğru Gül ile, kadim gelenek Evvel Temmuz'u, Evvel Temmuz Festivali'nin tarihini ve bu yılki festival programını konuştuk.

 

-Evvel Temmuz Festivali, kitlesel bir şekilde 20 yılı aşkın bir süredir gerçekleştiriliyor, kutlanıyor. Evvel Temmuz Festivali nasıl başladı, tarihsel olarak nasıl gelişti ve sınırları aşarak nasıl kitleselleşti? Bu soruların hepsi merak konusu. Ancak ilk elden “Evvel Temmuz“ ne demek, Evvel Temmuz Bayramı nedir, sadece Arap Alevileri için mi önemlidir? sorularıyla başlayalım.

 

Evvel Temmuz, miladi takvimde Temmuz’un 14. günüdür. Rumi takvime göre ise Temmuz’un 1. günü sayılır. Evvel denmesi de ondandır. “Temmuz başlangıcı” anlamına gelir. Temmuz başlangıcının kutlanası bir zaman olmasının birçok sebebi var. 4000 yıl öncesine dayandığı söylenen, çok tanrılı dinlerde kırsal hayatın, ekinlerin ve hasadın koruyucusu olarak görülen Tammuz Tanrısı’na kurbanların adandığı bu bayram, tek tanrılı dinlere geçişte değişiklikler yaşasa da hâlâ kutlanmaktadır.  Çünkü temmuz doğanın kendini yeniden üretmesi, çiçeklerin tohuma dönüşmesi zamanıdır. Ekilenin, emek edilenin umutla hasat edildiği zamandır. Çocukluğumda şahit olduğum Evvel Temmuz Festivali; anne, babamın çocukluğunda dikilen yeni giysileri giyerek, Tammuz’un gelip hediyeler dağıtacağına inanarak, Samandağ sahilinde yer alan Hz .Hızır Türbesi’ni ziyaret ederek (Bu Türbe Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın buluştuğu kutsal bir yer olarak kabul edilir.) bahhur yakarak, dua edip dilekler dileyerek, kumsalda yemek yiyip, şarkılar söyleyerek, oyun oynanarak kutlanırdı. Kaybolan/kaybettirilen bir sürü geleneğin hakkında bilgi sahibi değilken bu geleneği bu kadar biliyor olabilmem Evvel Temmuz Festivali’nin marifetidir. Ve çok değerlidir.  

 

-Peki, Evvel Temmuz Festivali nasıl başladı ve tarihsel olarak nasıl gelişti?

 

Evvel Temmuz Festivali’nin başlama öyküsü ise 1980 cuntası döneminde halkın kumsala gidip bayramlaşmasının yasaklanması, gidenlerin gözaltına alınması ve yoğun olarak bu bölgede yaşayan Arap Alevilerin sistematik bir asimilasyon politikasına maruz bırakılması üzerine Arap Alevi devrimci gençlerin halklarının dilini, kültürünü ve inanç ritüellerini korumak için yola çıkmasıdır. Dilleri, ibadetleri, ritüelleri engellenmeye, unutturulmaya çalışılan Arap Alevi gençler,  40-50 kişilik katılımla başlayan dernek etkinliklerini 20 yılı aşkın sürede on binlerin katılımına ulaştırmışlardır. Tarih boyunca zulme ve baskıya uğramış, var olma mücadelesi vermiş olan halkımızın toplumsal ve politik bağlamda önemli bir hassasiyeti haline gelmiştir bu festival. 

 

Sadece konserler değil güncel meseleleri ele alan paneller, değişik kültür sanat etkinlikleri ile dopdolu bir içerikle hem köklenerek hem de genişleyerek sürüyor.  

 

-Evvel Temmuz Festivali’nin binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştiğini, sadece o bölgede yaşayanların değil Türkiye’nin birçok yerinden insanların katılımıyla gerçekleştiğini biliyoruz. Nedir Evvel Temmuz Festivali’ni Samandağ’ın sınırlarından çıkarıp Türkiye’nin başka başka yerlerine yayan tılsım? 

 

Evvel Temmuz Festivali’nin başlama sebebi olan sistematik asimilasyon politikası Arap Alevileri nasıl etkiledi ve etkiliyorsa Türkiye’nin başka yerinde başka azınlıklara da aynı şekilde etki ediyor. Mesela bu yılki panel etkinliklerimizden “1915’ten Günümüze Araplar” ve “Nehna Kendini Anlatıyor” panelleri sadece bu bölgeye özgü sorunlara cevap aramıyor, bu sayede festival de evrensel bir niteliğe ulaşıyor. Yine panellerimizden biri olan “Kadınlardan Kadınlara bir Yol Var”, Samandağ’daki bir kadınla İstanbul’daki bir kadının mücadelesinin ne kadar benzer ve aynı zamanda kendine özgü olduğunu bizlere anlatıyor. “Tarihsel Kentlerin Gelecek Açmazları” kim bilir Antakya dışında kaç kente dokunacaktır? “Demokrasi İttifakı ve Üçüncü Yolun İnşası”  ve “Çoklu Kriz Düzeni ve Seçimler” panelleri ise demokrasi ihtiyacının ve krizden çıkma yolunun yerelden ziyade tüm ülke hatta dünya halklarının ortak sorunu olduğunu vurguluyor. Gençlik paneli ise bu coğrafyada işsizlik, yoksulluk ve gelecek kaygısı ile mücadele eden gençlerle Boğaziçi direnişçi gençliğinin deneyimlerini buluşturmanın imkânlarını yaratıyor. Biz bu ülkede aslında birçok yönden benzer sömürü, şiddet, asimilasyon politikalarına maruz kalan insanlar olarak sorunlarımızı konuştuğumuzda ortak mücadelenin gerekliliğini kavrıyoruz. Birbirimizi anlama kapasitemiz genişliyor. Bu sebepten Evvel Temmuz Festivali veya benzer festivallerin bölgeyle sınırlı, bölgeye hitap eder kalma lüksü yoktur. Evvel Temmuz Festivali de doğal olarak Samandağ sınırlarını çoktan aşmıştır. Bütün bunların yanında bu tılsım; bir halkın var olma, gelenek ve ritüellerini yaşatma mücadelesinin adil, demokratik, özgür bir ülke ve toplum yaratma gayesinden kaynaklanmaktadır. 

 

-Türkiye’de Arap Aleviliğine karşı ayrımcı yaklaşım olduğu biliniyor. Suriye savaşıyla birlikte bu yaklaşımın daha da pervasızlaştığını düşünüyorum. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, önceki yıllarla kıyasla festivali örgütlerken daha fazla zorlukla, engellemeyle karşılaşıyor musunuz?

 

Festivalin karşılaştığı engellemeler ya da zorluklardan ziyade bunlarla nasıl baş edildiği önemli bana göre. Çünkü burada insana, sanata, bitkiye, hayvana, yaşamaya, neşeye dair sınırları aşan bir iş yapılıyor. Elbette ki engellemeler olacaktır. 1980 darbe döneminde engellemeler ve festivali yasaklamanın yanı sıra zaman içinde yoğun siyasi ve idari baskılar, provokasyonlarla, karalama ve asılsız haberlerle de mücadele edilmek durumunda kalındı. Fakat festivali düzenleyen komitenin hassasiyeti, en önemlisi de halkın festivali her zaman bağrına basıyor oluşu bu zorlukların aşılmasını sağlıyor. Düşünsenize yurt dışına gidip çalışmak zorunda kalan yöre halkından emekçiler yurt dışına çıkış tarihlerini ya da yurt dışından memlekete izinli gelişlerini Evvel Temmuz Festival tarihlerine göre ayarlamaya çalışıyorsa, festival akşamı on binler omuz omuza verip kardeşçe hep bir ağızdan türkülere eşlik ediyorsa bu festivali hangi güç yasaklayabilir ki!  

 

-Peki, birazda festival hazırlıklarını konuşalım. Geleneksel Samandağ Evvel Temmuz Festivali bu yıl 11, 12, 13, 14, Temmuz’da gerçekleşecek. Festivalin bu yılki ana teması nedir? Festivalde ne gibi tartışmalar olacak ve hangi sanatçıları dinleyeceğiz, izleyeceğiz?

 

Bu yıl 22’incisini düzenlediğimiz festivali hiçbir zaman tek bir temaya sıkıştırmak istemedik. Ancak dönemin politik ve sosyal atmosferini göz ardı etmeden güncel durumun ihtiyacına göre programlamaktan da geri durmadık. Örneğin bu yıl panellerimizde yoğunluklu olarak savaş, ekonomik kriz ve demokrasi ihtiyacı konularını işlemeye özen gösterdik. Bu panellerin yanı sıra festival kapsamında fotoğraf sergisi, belgesel gösterimi, uçurtma ve balon şenliği, yoga etkinlikleri de olacaktır. Akşam konserlerinde ise Kaldırım  Müzik Topluluğu, Hiraizerdüş, Grup Nidal, Suavi ve yerel sanatçılarımız ile bir araya geleceğiz. 

 

Bu atmosferi birlikte yaşamak için herkesi festivalimize bekliyoruz.